NEFRETİN HAREKETE GEÇMIŞ HALİ
Aslında bu başlıkların her ikiside aynı anlamı taşımaktadır bugün eğer Avrupa'nın herhangi bir yerine gittiğiniz zamanda Türk dedin mi Müslüman, Müslüman dediğiniz zamanda Türk anlarlar Kitaplarında bile Hz.Muhammed (S.A.V) Türklerin Peygamberi olarak söylerler. Bu doğrultuda Avrupa'nın İslam yada Türk Korkusu'nun en bariz ve somut örneği Osmanlılardır Peki bu korku Osmanlılarla mı başlamaktadır.Elbette hayır Endülüs ismini eminim çoğunuz duymuşşunuzdur.bugünün İspanyası İber yarımadası olarak adlandırılan yer.Menşei olarak Batı ve İslam mücadelesinin ve korkusunun buradan başladığını söyleyebiliriz.711 Yılında İslamın hızla yayıldığı dönemlerde Tarık Bin Ziyad komutasındaki Emevi ordusunun yeni hedefi artık İber yarımadasıydı Tarık bin Ziyad Endülüs'e geldiği vakit gemilerin tümünü yaktırdığı rivayet edilir artık askerlerin geri dönüşü mümkün olmasın burada kalcı olabilmek için Tarık bin Ziyad'ın ordusuna dönüp Şu sözü söylediği '' Arkamızda deniz Önümüzde Düşman var'' Deniz gibi düşman düşman gibi deniz…1492 Yılına kadar varlığını sürdüren bu medeniyet ayrıca batı dünyasının aydınlanmasında en büyük etken olmuştur.Ortacağ düşünce sistemine damgasını vuran St.Thomas Aqunıos eserlerinde İbn-Sina ve İbni Rüşd gibi adamlardan etkilendiğini belirmektedir.İlk uçan insan olan İbn-Firnas-ilk Göz Optğin'i ve Katarakt ameliyatını yapan İbn-i Heysem.saymakla bitiremeyeceğimiz bircok ismin yer aldığı Endülüs aslında başlı başına bir konu.Katolik avrupa'nın batıdaki en büyük kolu olan vizigot krallığı ispanya alındıktan sadecece 21 yıl sonra bu sefer Müslümanlar franklara yani Fransa'ya sefer düzenlemişti ve Abdurrahman el Gafiki yönetimindeki ordu Narbonne ve Bordeaux şehirlerini ele geçirmişti bile bu sefer Ortaçağ Avrupasın'da çok önemli yer temsil eder Çünki Puvatya savaşı olarak adlandırlan bu dönemden sonra Batı Avrupası tamamı ile Müslümanlara karşı ortak hareket etme duygusu içerisine girmişlerdir.
1187 Yılında 88 yıllık haçlı esaretinden Kudüs'ü kurtararak haçlıları yenilgiye uğratan Selahaddin Eyyübi Haçlı algısının Müslümanlar üzerindeki düşmanlığı pekişmiş olacaktı.Kendi İçerisinde daima parça parça ve kavgalı olan batı söz konusu İslam alemi olunca birleşmekteydi.Bugünki Avrupa'nın Tarihte Haçlı rolünü üstlendiğini bilmemiz gerekmektedir Osmanlılar ile birlikte İslamafobi ve Turkofobı artık doruk noktasına çıkacaktır.Sultan I.Murad ile birlikte başlayan Osmanlının batı seferleri daha sonraki yıllarda kendini iyice hissettirecek ve yine batı dünyasının tek bir çatı altında birleşerek Osmanlılar karşı mücadelesine sahne oacakktır.1444 Varna savaşı bunun en güzel örneklerinden birtanesidir.Sultan II.Murad komutasında ki Osmanlılar ile aralarında papalık ve Totön Şövalyelerinin bulunduğu toplam 10 devletin mücadekesini sahne olmasına rağmen kesin osmanlı zaferi ile neticelen bu savaş sonucunda Osmanlılar iyice balkanlarda güç konumuna geçmişti..Örnekleri çoğaltarak gitmek mümkün 1453 yılında İstanbul'un fethi artık Batı'nın Osmanlıdan tam manası ile korkmasına ve düşmanlığa vesile olacaktır.Bir Haç merkezi olarak gördükleri Ayasofya'nın cami olması batı için hiö hoş bir durum değildi.Artık bu süreçten sonra Türklerin Kanuni Sultan süleyman ile birlikte Mohac savaşı ve Fransa işgali ile çok yüksek boyutlara ulaşacaktı Avrupa ve papalık tüm var güçleri ile bir Türk ve Müslüman imgesi yaratmaya çalışıyorlardı.Eli kanlı barbar bir Osmanlı modeli Yapılan karikatürlerde bunları göstermekteydiler daha sonraki yüzyıllarda Özellikle 18 ve 19.YY'da Oryantalısm etkisiyle birlikte Avrupadan Türkiye'ye ve Ortadoğu'ya seyahat eden Oryantalistler İslamafobi etkisinin Örnekleridir.ingiliz yazar Thomas Thornton,Avrupalı seyyahların Türkiye hakkındaki gözlemlerinden şikayet eder ve çoğunun Türklerin Adet,Gelenek ve davranışlarını yüzeysel ve kasten hatalı bir şekilde gözlemlediklerini ifade etmektedir.Avrupa'da artık 20 yy'da bu korku çocuklar üzerinden cadı hikayelerinin yanında artık masal ve hikayelerede konu alacak derecede yaygınlaşmıştı tıpkı Fatih sulta Mehmed'in Otrando'yu alması ile birlikte mama Turqie yani Annecim Türkler.vede eğer uslu durmazsan seni Türkler'e veririm gibi ifadeler yer almaktaydı İşte bu oluşan algı kendisini 21 yy'da Batı Dünyasında artık İslamafobi ve Türkofobi algısını hissettirmeye devam edecekti.
1960-70'li Yıllarda Avrupada göç eden Türk nüfusu ile birlikte bu sefer batı,İslamfobi'sini bireysel olarak o haçlı zihniyetini ile göstermekteydi. Yıllarca camiler ve Türklerin Evlerinı kundaklayarak bunları bariz bir şekilde gösteriyor barı dünyası 11 Eylül saldırıları ile Teröre önlem alma aslında Müslümanlara karşı bir tutumu ve yaptırımları gündeme getirecekti Başta America ve batı dünyasının bu Algısı 21.yy başından itibaren çeşitli olay ve gündemlerle birlikte her defasında niyetlerini bariz bir şekilde ortaya koyacaklardı 1480 Yılında Fatih Sultan Mehmed'in Otrando seferinde 800 masum halkı kılıçtan geçirmesine inanan papalık bu olayı 2013 yılında bu ölen 800 kişiyi martir ilan etmesi bu İslamfobi algısnı taze tutma örneklerinden birtanesidir.ve bugün Avrupa'nın Çeşitli ülkelerinde yapılan eylem ve provakasyonlar tarihten günümüze gelen olayların ve İslamafobi-Turkofobının birer yansımasıdır.
24 Nisan 2017 Pazartesi
7 Nisan 2017 Cuma
AVRUPA HİÇBİR ZAMAN MEDENİ OLMADI
AVRUPA
HİÇ BİR ZAMAN MEDENİ OLMADI..!
Medeniyetlerin
beşiği,Demokrasinin merkezi gibi kavramlar ile adlandırılan Avrupa aslında
hiçbir dönemimde bu kavramlara sahip olamamıştır.
Bilim ve
ilmi kazancınıda İslam bilim adamlarına borçu olan Avrupa Yüzyıllardır
içerisinde bulundumuş olduğu İslamafobi ve müslümanlık düşmanlığını her
defansında belli etmiştir.yapmış olduğu soykırımları utanç vesikası olarak
gözler önünde durmaktadır.İşte başta America ve Avrupa olmak üzere sözde medeni
ve İnsan hakları savunucusu olanların soykırım ve utanç vesikaları
Beyaz
adam'ın kızıldereli soykırımdan başlayalım isterseniz.kristof Kolomb'un 1494
yılında America keşifleri sırasında 1200 kişilik tam donanımlı asker ve 17 gemi
ile keşif sırasında America yerliler ile karşılan kolomb'un ayak bastığından
itibaren 21 yıl içerisinde Tam 8 milyon kızıdereli
öldürelecekti…Kızıldereliler Gelen
americalılar aslında çok iyi bir gözle bakmışlardı nedesi ise Beyaz adamlar
ellerinde renkli boncukları yerlilere veriyorlar ve onları mutlu ediyorlar
karşılığında ise altın ve mücevherlerini almaktaydı beyaz adam..! Krıstof
kolomb ve askerlerinin iyiliği Devam ediyordu America yerlilerine battaniye
hediye edıyorlardı ancak bu battanıyelerın hepsi hastalık bulaşmış
battaniyerlerdi.İspanyollar her türlü işkence ve zalimlikten geri durmuyordu
altın getırmessenız elleriniz kesilir diyerek ve Çeşitli iskenceler ile Masum
insaları Ölüme terk etmekten çekinmiyorlardı…
Batı dünyasının bu soykırımdan yakın bir zaman
sonra 1497 Yılında yaptığı Müslüman ve yahudi soykırımı devam ediyordu 8.yy'da
Tarık bin Ziyad komutasındaki Emevilerin Endülüs'ü feth etmesiyle Bilim ve İlim
dünyasında altın Çağını yaşıyan Milyonlarca kitapları ile Adeta Dünyanın ilim
mekkezi olan Endülüs Ne yazık ki 1497 Yılında Batı dünyasının birleşmesi ile
Kastılya kraliçesi İsabel ile birlikte milyonlarca müslüman ve yahudiye hiç
acımadan katletmişlerdi.Avrupa'nın utanç listesi bununla sınırlı değil
tabiki.Belçika 1890 ile 1905 yılları arasında Kongoda yapmış olduğu soykırım
içleracısı birdurum kral II.Leopold'un adamları küçük yaşta çocukları yeterı
sayıda kauçuk topladığı içim ellerini kesmeytediler. Bu Süre içerisinde toplam
15 Yıl içerisinde toplam 10 milyon kongo yerlisi insan öldürülmüştü
İtalya
1887'den 1940 yıllara kadar etıyopya,Somali,libya gibi yerlerde uyguladığı
iskence imha operasyonları kan donduracak dereceydi Çzellikle mussolini
önderliğinde 1 milyon'a yakın insanı katleden İtalya'nında geçmişi pek parlak
değil…

Yeterli kauçuk Toplayamadığı için eli kesilen kongo'lu bir çocuk
Soykırım
ve insanlık dışı yaptırım denilince akla ilk olarak fransa
gekmektedir.Demokrasinin beşiği sayılan Fransa aslında 1789 yılından sonra XVI
loıs'ın idamından sonra 1793-96 Yılları arasında Vendee isyanı başlamıştı kendi
halkına Ülkenin birçok bölgesine sıçrayan bu olay çok kanlı bir şekilde
bitirilmişti ve fransa kendi halkını öldürmekten asla çekinmeyecekti Çıkan bi yasa ile karşı koyan herkesin Katli
onaylanmıştı. ve bu katlıam ile birlikte 600 bin fransız katledilmişti katlin
acı yüzünü gösteren aslında fransız general Fransuva josez western'ın
mektubunda görmekteyız..General mektubunda
''Cumhuriyetçi
Yurttaşlar, artık Vendee diye bir yer yok onlar çocuklarıyla ve kadınlarıyla
kılıçlarımızın altında can verdiler.bana verdiğininiz emir uyarınca onları
öldürerek bataklığa gömdük karşı koyanları atlarımızın ayakları altında
ezdik.Teslim olmak iöin gelen köylüleri kurşuna dizdik'' ifadelerini
kullanmıştır.Tabi fransanın soykırım sabıkası bununla yeterli değil özellikle
Cezayırde yapmış olduğu soykırım 1830 Yılında cezayir'iişgal eden fransa 132
yıl boyunca 1 milyon insanı katletmişti.
Fransız
askerli tarafından gözlerimizin bile inanmayacağı derece katliamlar yapan ve
köylüleri kurşuna dizmekten geri durmuyordu.Sömürü yıllarında Almanya-İngiltere
gibi ülkeler afrıkada yapmış oldukları soykırımlar yine aynı derece felaket.
YANİ SİZLERİN
ANLAYCAĞI BATI HİÇBİR ZAMAN MEDENİ OLAMAMIŞTI…
.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
William of Rubruck’un Orta Asya ve Kırgızistan Coğrafyasına Dair Seyahatleri
William of Rubruck’un Orta Asya ve Kırgızistan Coğrafyasına Dair Seyahatleri ...
-
SELÇUKLU SANATINDA GEOMETRİK SÜSLEME Süsleme, bezemek ve donatmak anlamındadır. Genel bir tanımla süsleme resim sanatının bir kolu olu...
-
Osmanlı devleti denilince genelde tarihçiler şu şekilde özetlerlerdi; Akl-ı selim, Kalb-i selim ve Zevk-i selim. Medeniyet tasav...